VOGUE – Eylül 2011- Yeni Dönem Diyetisyenlerin Farkı-Diyetisyen değil Beslenme Koçu
Temel bilgileri aynı ama yorumları farklı. Hepsi aktif; modern ve yenilikçi. Kitapları, sosyal medyada takipçileri var. Diyet lafından çok hoşlanmıyor, aç kalarak kilo vermeye kesinlikle inanmıyorlar. Kibrit kutusu büyüklüğünde peynir ve bolca salatalık formülünden uzak duruyor, kendi geliştirdikleri metodları uyguluyorlar. İşte yeni dönem diyetisyenlerin önde gelenlerinden Gonca Güzel
Neden farklısınız? İnsanlar kilo vermek için neden size gelmeli?
Benim yaklaşımımı anlatmak için öncelikle beslenme ve sağlık kavramlarını nasıl gördüğümü söylemem gerekli J Beslenme bilimi; çok yönlü, sosyal ve de integratif bir bilim. İnsanın ruhunu, bedenini ve de beynini hem etkiliyor; hem de bu kavramlardan etkileniyor. Ben sağlıklı beslenmeyi, psikolojiyi, bilinçaltını ve de metabolizmayı öğrenmeye meraklıyım. İnsanların nasıl ve hangi durumlarda yemek yediklerini, duygusal beslenmeyi, kültürel ve psikolojik faktörleri araştırmayı seviyorum. Sürekli öğreniyorum, gözlemliyorum, paylaşıyorum ve yeni yöntemler oluşturup ,deniyorum. Bu yüzden mesleğim bana heyecan veriyor.
Ben insanın gücüne ve vücudun mükemmelliğine inanıyorum. Öncelikle bana gelen danışanı dinliyor, anlamaya çalışıyorum, onu bütün olarak görüyor; eksik yanlarını ve yolundaki engelleri kavraması ve aşması için çözümler üretiyorum. Böylelikle kendi hayatından taviz vermeden, kendi vücudunu tanıyarak ve metabolizmasını öğrenerek ve de en önemlisi sağlıklı alışkanlıklar kazanarak bu dönemi atlatmasını ve de o kiloyu korumasını sağlıyorum. Danışanlarım yağ kaybetmede ve de kilolarını korumada çok başarılı. Bana gelmiş ve kilo kaybetmiş danışanlarımın %80 i kilosunu koruyor ve de yakınlarına örnek oluyor. Birbirimizi oldukça yakından tanıdığımız bu süreçte, program bittikten sonra bile; görüşüyoruz; beni ailelerinden biri veya arkadaşları gibi beni görüyorlar, bu da beni çok mutlu ediyor J
Eski diyetisyenlerle aranızda ne gibi farklar var?
Eski diyetisyenler demeyelim de; zayıflama sektöründe çalışanlar diyelim çünkü diyetisyenler dışında doktorlar, akupunkturcular ve beden eğitimi öğretmenleri de bu sıfatla anılıyor . Benim duyduğum ve gördüğüm kadarıyla daha didaktik, matematiksel ve de zorlayıcılar. İnsanları duygusal yönden anlamaya çalışmıyor, kilo verme yarışına sokuyorlar. Bunun sonucunda beden ;duygu ve bilinç düzeyinde değişim yapmadan zayıflamayı kısa süreli bir program olarak algılıyor. Bu programlarda sadece kilo vermeye odaklanılıyor. Eski zayıflama sektörü çalışanları, ‘’ne kadar kilo verirsen o kadar başarılısın’’ mesajını danışanlarına veriyorlar. Bu da kişide senede 1-2 kez diyete girip kilo verip; kiloları koruyamadan tekrar kilo almaya yani ‘’yo-yo’’ sendromuna sebep oluyor. Diyetçiler; artık kronik şişman haline geliyor; beslenme bilincinden uzaklaşıyor; ‘’ya hep, ya hiç’’ şeklinde ya sıkı diyet yapıyorlar , ya da baklava-börek tarzındaki bir anlayışla yaşıyorlar.
Şişmanlık artık dünyanın en büyük sağlık sorunu ve gitgide artıyor. Bu soruna sadece kalori azaltarak yaklaşmak bu sorunu kökten çözmüyor. Daha geniş ve daha bireysel çözümlere ve eğitime ihtiyacımız var.
Bu yüzden bence yeni nesil bunların farkında; daha yenilikçi, daha duyarlı ve de koçluk becerileri gelişmiş insanlardan oluşuyor.
Kendinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
Ben insanla ilgili her şeyi okumaya ve gözlemlemeye bayılıyorum. Çok kitap okurum çevremi, danışanlarımı ve medyayı birer bilgi kaynağı olarak kullanırım . Gündemi yakalamaya ,insanlarla konuşmaya ve de anlamaya çalışırım. Yurtdışından kitap sipariş ederim, makale tararım, kendi yöntemlerimi yeniliklerle geliştiririm.
Doğu ve Batı tıbbını, ülkelerin beslenme alışkanlıklarını , alternatif yöntemleri, beslenme terapisi ve koçluk yöntemlerini inceler ve aklıma yatanı danışanlarımda uygularım. Bunun dışında kongreler ve eğitimleri kaçırmıyorum.:)
Nutrismart fikri nasıl doğdu? Nutrismart’ta ne gibi hizmetler veriliyor?
2005 yılında 26 yaşında ‘’ Gonca Güzel Beslenme ve Diyet Merkezi’’ ni kurdum. Bu süreçte tek başıma danışmanlık yaptım, eğitimler ve projelerde yer aldım. Son 2 senedir işimi farklı bir boyuta taşımayı düşünüyordum. Özellikle de en sevdiğim ve güçlü olduğum yanlarıma yani eğitim ve koçluk çalışmalarına odaklanacağım, ekip çalışması ile projeler yapacağım bir marka oluşturmaya karar verdim.
Nutrismart’ta 2011 yılı başında bu ihtiyaçla doğdu. Nutrismart’ın amacı bireyleri ve kurumları sağlıklı alışkanlıklar kazandırmaya yöneltmek ve bu konuda eğitim ve danışmanlık vermek.
Nutrismart’ın yöntemi ise; kişiyi ruhsal, bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı olmaya hazırlamak .Sağlığımız en değerli hazinemiz ve onu nasıl kazanıp, nasıl koruyacağımızı ,nasıl mutlu, dengeli ve de sağlıklı bir hayat yaşayacağımızı öğretiyoruz.
Eğitiminizi öğrenebilir miyim?
Ben, Antalya Anadolu Lisesi’ni , Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünü ve Bahçeşehir Üniversite’si Kobi Yönetimi MBA Programını bitirdim.
Bilgi Üniversitesi EFT( Emotional Freedom Technique), Boğaziçi Üniversitesi Fitoterapi, Boğaziçi Üniversitesi Yaratıcı Yazarlık, NLP ve The State University of New York Health Coaching sertifikalarını aldım
Hiç kilo problemi yaşadınız mı?
Evet; en çok üniversiteye ilk başladığım sene kilo aldım. Antalya’da ailemle yaşarken sağlıklı Akdeniz yemekleri ile besleniyordum. Ankara’da okuluma alışma sürecinde, yemek yapmayı da bilmeyince, kahvaltı, tost, sandviçle beslenmeye başladım. Bir de abur-cuburlar artınca çok hızla kilo aldım. Yaklaşık 15 kg artışım oldu. Hiç doymadığımı hatırlıyorum, çünkü o yemekler sadece karnımı doyuruyordu. Yani ne ruhum ne beynim o yemeklerle doymuyordu.
Gerçek yemekler; bizi doyurur, ama yapay olanlar onlara bağımlı kılar. Aldığım kiloları vermek o kadar çabuk olmadı.:) Yaklaşık 2 senede diyet yapmadan verdim kiloları, bu kadar yavaş verdiğim için de bir daha o kiloya çıkmadım.
Nasıl kilo verilir?
Kilo nasıl verilirden önce; bir insanın neden kilo aldığını saptıyorum. Sigarayı mı bıraktı? Depresyonda mı? Duygusal mı besleniyor? Troid bezi mi çalışmıyor ? vb. nedenleri bulmak çok önemli.
Durum tespiti yaptıktan sonra; elimizdeki silahları kuvvetlendirmemiz lazım. Danışanım haftada 1 gün egzersiz yapıyorsa bunu 2 ye 3 e çıkarmayı, günde 1 litre su içiyorsa 2 litreye tamamlamayı, 10 fincan çay içiyorsa azaltmayı sağlıyorum; yani minik değişikliklerle uzun vadede kalıcı sonuçları hedefliyorum.
Danışanımın hikayesine göre her hafta değişen programlar hazırlıyorum. Bazı programlarda sırf makarna, pizza , tatlı yediğiniz günler olabiliyor, veya sınırsız alkol de ; yani vücudun ihtiyacına göre sürekli değişen programlarla bazal metabolizma hızını yavaşlatmadan ve çoğu zaman hızlandırarak kilo veriliyor.Aslında kilo değil; yağ veriliyor çünkü danışanlarım verdikleri kilonun %80ini yağdan veriyor, bu da ciddi anlamda incelmeye sebep oluyor.
Ünlü isimlerle çalışıyor musunuz? Sorun olmazsa birkaç isim alabilir miyim?
Yaklaşık 8 senedir danışmanlık veriyorum. Bu sürede; Canan Yaka, Aslı Ural, Gülben Ergen, Oktay Kaynarca, Cemil İpekçi, Aşkın Nur Yengi Ayşe Arman , Özlem Süer, Ali Saydam gibi isimlerle çalıştım.
Metabolizmayı hızlandıran sihirli yöntemler, içeçek ve yiyecekler var mı?
Metabolizma; çok bilinmeyenli bir denklem ve mükemmel bir sisteme sahip. Metabolizma kişiye özel ve kişinin o anki durumu da çok önemli. Herkesin metabolizmasını mucizevi bir şekilde hızlandırması için bir takviyenin kimyasal içermesi gerekir. Bu kimyasallarda maalesef bütün bu sistemi etkileyecek yapıya sahipler yani metabolizmayı bozmaktalar .
Onun dışında; organik ve doğal ürünlerden oluşan; rafine edilmemiş tahılları , bol balığı, meyve ve kuruyemişleri içeren bir beslenme programı çok sağlıklı. Japonya da obezite oranı %1,5 ve Japonlar bol balık, yeşil çay, çiğ veya az pişmiş organik yiyecekler tüketiyorlar. Yani kırmızı et, maya, un, ekmek, şeker, tatlı, katkılar, kola, alkol, meşrubat yok J Japonları sırayla Singapur, Kore ve Çin izliyor bu da Uzakdoğu mutfağının ne kadar sağlıklı olduğunu bize gösteriyor.






Bahar ve kizisi Yagmur; Insanin praitk yapmasi lazim sanirim surekli
Dedigin gibi kitapliga kaldirinca kitabi, unutuyor insan ogrendiklerini; sik sik uygulamak lazim
Cevapla