|
Yoğun çalışan bir insan mısınız? Bu yüzden sık sık iş yemeklerine çıkıyor, alkol, sigara kullanıyor musunuz? Gitgide kullandığınız çay, kahve, sigara ve alkol miktarı size yetmiyor mu? Öğün atladığınız veya fazla miktarda yemek yediğiniz oluyor mu? Bunun yanında bel çevrenizde belirgin bir artış görüyor musunuz? Bu tip bir yaşam tarzı sizi metabolik sendroma sürükleyebilir. Peki metabolik sendrom nedir?
Metabolik sendrom, hiperinsülinemi, şişmanlık ve kan kolesterol ve trigliserid düzeylerindeki artışın beraber görülmesine denir. Modern yaşamın nimetlerinden yararlandıkça hareketsizleşen, yanlış beslenen bireylerde metabolik sendrom görülme riski artmaktadır. İlk kez 1988 yılında tanımlanmıştır.
Metabolik sendrom, şeker hastalığını, kalp krizini ve felç olma ihtimalini yükseltir. Bu sebeple metabolik sendromun teşhisi ve tedavisi çok önemlidir. İnsülin rezistansı yani vücudun insülin hormonunu salgılaması ama bu hormonu hücre içinde kullanamaması ile başlayan, bu sendrom vücutta en çok bel ve karın bölgesindeki yağlanma ile ortaya çıkar. Zamanla yüksek kan basıncına, düzensiz kan şekeri oranlarına, Trigliserit'in yükselmesine ve düşük HDL'ye neden olabilir.
Tüm dünyada giderek daha fazla sayıda insanı etkileyen metabolik sendrom, her 5 kişiden birinde görülmektedir. Genelleme yapılırsa erkeklerin %24'ünde ve kadınların %23.4'ünde bu sendroma rastlanmaktadır.
Metabolik sendromun hızla yaygınlaşmasında, sanayileşmiş modern toplum üyelerinin hareketsiz yaşam tarzını benimsemeleri, beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri sonucu kilo almaları ve sigara içmeleri gibi çevresel faktörlerin yanı sıra kalıtımla gelen bazı özellikler de rol oynar.
Metabolik sendrom İnsülin rezistansı adı verilen metabolik bir bozuklukla oluşmaya başlar. Bazı insanlarda insüline karşı genetik bir bozukluk olabilir. Buna eklenen dış faktörler vücut yağının fazla olması ve hareketsizlik insülin rezistansı dediğimiz vücudun insüline cevap vermemesini hızlandırmaktadır. İnsülin rezistansı olan bir çok insan şişmandır.
METABOLİK SENDROMUN BELİRTİLERİ
- Erkek için bel çevresinin en az 100 cm., kadın için de en az 87.5 cm. olması;
- Kanda trigliserid oranının en az 150 mg/dl olması;
- HDL seviyesinin erkeklerde 40 mg.'dan, kadınlarda 50 mg.'dan az olması;
- Kan basıncının en az 135/80, Açlık kan şekerinin en az 110 mg/dl olması
Metabolik sendromdan nasıl korunmalıyız?
- Kilo verme: İnsanların %10-20 sinde insülin rezistansı vardır. Eğer fazla kiloluysanız %10-15 arasındaki kilo kaybı kan basıncı ve insülin direncini azaltacaktır.
- Egzersiz: Egzersiz ayrıca önemli bir faktördür, aynı zamanda HDL düzeyini de artırmaktadır. Kan HDL düzeyinin artırılması için düzenli yürüyüş önerilebilir.
- Sağlıklı Beslenme: Rafine edilmemiş tahıllardan ve basit şekerden kaçınmak, beslenmemizde omega3-omega6 dengesini kurmak, şekerden ve doymuş yağlardan uzak durmak gereklidir.
- Sigara ve Alkol: Hem kalp hastalığı riskini hem de insülin direncinin oluşumunu artırırlar. Alkolün fazla oranda alınması karaciğer yağlanmasına neden olur.
|
|
|