|
Elle Nisan Sayısı'nda Dyt.Gonca GÜZEL Metabolik Sendrom ile ilgili röportajı yayınlandı.
Bu
sefer konu seçerken benim en önem verdiğim ve hastalarımın %60 ında görülen
Metabolik Sendromu yazmaya karar verdim. Bu konu hakkında hala tıpta
çalışmalar yapılıyor ve tam olarak nedeni ve tedavisi maalesef yok.Eğer sizde
kolay kilo alıp, zor kilo vermekten yakınıyor, bel çevrenizdeki artış
dikkatinizi çekiyor, kendinizi gitgide daha yorgun hissediyor sanız Metabolik
Sendromlu insanlardan biri olabilirsiniz
Öncelikle
şunu belirtmekte yarar var Metabolik Sendrom bir hastalık değil ama hastalık
risklerini maksimize eden bir durum tek ve kesin tedavisi yaşam tarzını
değiştirmek.Yani ideal kiloda olmak, sağlıklı beslenmek ,hareketli olmak ve
stresten uzak durmak.Unutmayın yapacağınız en ufak bir değişiklik bile uzun
vadede kalıcı sonuçlar yaratır ve her uzun yol en ufak bir adımla başlar.Yani
siz kendinize bakmaya karar verin sadece bu önemli.
Metabolik
sendrom, elma tipi şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker metabolizması bozukluğu
(hiperinsülinemi) ve lipid mekanizması bozukluğu (hiperlipidemi) sorunlarından
oluşuyor. Metabolik sendromun merkezinde insülin direnci
yatıyor.
İnsülin
direnci ise vücudun insülin salgılaması fakat insülinin hücre içine girip
glukozu taşıyamaması ve çoğunu yağ olarak depolamasıdır. İnsülin direncini
arttıran temel faktörler hareketsiz yaşam biçimi ve yüksek kalori alımı sonucu
oluşan aşırı kilo; özellikle karın bölgesinde yağlanma artışı; psikososyal
stres ve kadınlarda menopoz sonrası hormonal değişiklikler sebep
olmaktadır.
Nasıl
anlaşılır?
-
Bel
Çevresi: Kadınlarda 88 cm., erkeklerde 102 cm.yi aştığı zaman risk
başlıyor.
-
Tansiyon:
Sistolik 130 mmHg, diyastolik 85 mmHg üstündeyse risk
başlıyor.
-
Açlık
Kan Şekeri: 100-110 mg/dl üzerindeyse risk
başlıyor.
-
Kan
Yağları: HDL kolesterol kadınlarda 50 mg/dl, erkeklerde 40 mg/dl
altındaysa risk başlıyor. Trigliserid, 150 mg/dl üzerine çıktığında
risk başlıyor.
|
Bir
kişide bu beş parametreden üçünün olması halinde metabolik sendrom teşhisi
koyuluyor. İki parametrede risk düzeyleri söz konusuysa, kişinin dikkatle
izlenmesi gerekiyor
Tedavi
Edilmezse Ne Olur?
Kalp
ve damar hastalıkları, kalp krizi ve felç geçirme olasılığı, geometrik olarak
artıyor ve ani ölümlerle karşılaşılabiliyor. Önlem alınmadığında,
hipertansiyon, hiperinsülemi, tip 2 diyabet , kalp ve damar hastalıkları gibi
tüm olumsuz sonuçlar, en geç 7 yıl içinde ortaya çıkıyor.
Türkiye
de Metabolik Sendrom
Türkiye
de yapılan iki büyük araştırmaya (TEKAV ve METSER) göre, erişkin kişiler
arasında metabolik sendrom görülme oranı erkeklerde % 28, kadınlarda ise % 40.
Özellikle, elma tipi şişmanlığın yaygın olduğu Türk kadınları ciddi risk
altındalar. Beslenme alışkanlıklarının bozulması ve hareketsizliğin artmasına
paralel olarak, gençler arasında da risk artıyor.
Şişman
insan sayısı ülkemizde yapılan araştırmalarda 10 yıl içinde iki kat artarak 11
milyon olduğu saptanmış. Şeker hastası sayısı, 1990 yılında 1 milyon
iken, şimdi gizli şekerle birlikte 5 milyonu aştığı görülmüştür. Erişkin
nüfusun 15 milyonu ise yüksek tansiyon hastası olarak nitelendirilmektedir.
Her yüz bin erişkin erkek nüfusta koroner kalp hastalıklarından ölüm oranı,
Kore ve Çinde 50 iken
Türkiye'de
650, yani ülkemizde 13 misli fazla bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı
ile Başkent Üniversitesi işbirliğiyle yurt çapında yapılan araştırma ise; bir
yıl içinde hayatını kaybeden 430 bin kişiden 372 bininin, yaşam tarzını
değiştirmediği için öldüğünü gösterdi. Türkiye'de sağlığa dikkat edilse toplam
ölümlerin yüzde 86'sı önlenebilir.
Bugün
gençler arasında görülen Metabolik Sendrom erken yaşta hipertansiyona ve kalp
hastalıklarına neden olmaktadır. Türk toplumu olarak egzersize ayırdığımız
zaman maalesef çok sınırlı bu sebeple sağlıklı beslenme alışkanlığı yanında
sağlıklı ve hareketli bir yaşam sürdürmek ve ömür boyu diyet yapmak amacımız
olmalı.
Nasıl
Tedavi Edilir?
a.Kilo
Kaybi:
%5-10
luk bir kilo kaybi ile metabolik sendromun tüm bileşenleri kontrol altına
alınabilir.%7 lik kilo kaybı ve fiziksel aktivite ile 4 yıl içinde Tip 2
Diabet riski % 50 oranında azalır.
Diyet
20-30 gr lif içermeli, %55 karbonhidrat %15 protein %10 doymuş yağ % 20
doymamış yağ içermelidir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak ömür boyu
tedavide önem taşır.
b.Fiziksel
Aktivite:
Fiziksel
olarak aktif olmak hücrelerin insülin hassasiyetini arttırır.İnsülin direncini
aşarken mutlaka ama mutlaka atlanmaması gerekir.Günde 45 dakika egzersiz
kardiyovasküler semptomlarda iyileşme yapar.
Adımsayarınız
varsa olması gereken rakam 10000 civarındadır.Adımsayar kullanmaya başlayınca
ne kadar hareket ettiğinizi tespit edecek hedefleri tutturmada başarılı
olacaksınız.
c.
İnsülin Direnci:
İnsülin
Direncini azaltmak için insülin hassasiyetini arttıran metformin benzeri
ilaçlar kullanılır.Eğer hastada Tip 2 DM varsa tedaviye bu ilaçlar da doktor
kontrolünde eklenerek hastanın kilo vermesi kolaylaşır, iştahı
azalır.
d.Obezite:
İlk
3-6 ayda % 5-10 kilo kaybı hedeflenir.İnsülin direnci kilo vermeyi
zorlaştıracağından sağlıklı beslenme alışkanlığı ile egzersiz
gerekir.Eğer başarılı olunmazsa bazı ilaçlar verilerek
desteklenebilir.
Morbid
obez dediğimiz ölümcül şişmanlarda ise cerrahi yöntemler
uygulanabilir.
|