Place here your alternate content (displayed if Flash Player aren't been detected).

I.A. Ana sayfa » Ben başardım

Hayattaki amaçlarımı saymam gerekse, üst sıralarda yer alırdı yemek yemek... Her öğünün benim için ayrı bir önemi vardı. Temel prensibim asla öğün atlamamak ve her birinin hakkını sonuna kadar vermekti. Aslında bu kadar yemek düşkünü olmamım temel sebebi evliliğimdi. Sevgili eşim kalorili yiyecekler konusunda uzmandı ve yeni tatlar, dünya mutfağı vazgeçemedikleriydi. Evlendiğimiz tarihten itibaren İstanbul'daki her özel mutfağın tadına bakmamız misyonumuz halini almıştı adeta...

Her şey 12 Şubat 2005'te başladı...

Bir akşam yemeğinde ailecek biraradaydık. Ben kendimden geçmiş vaziyette yemek yerken annemin yeşil iri gözlerini üzerimde fark ettim. Şaşkın şaşkın beni seyrediyordu. Sonunda dayanamayıp "Nasıl yemek yediğini farkında mısın? Bu ne biçim şey? Böyle devam edersen sonun hiç iyi olmayacak. Hatta sonundan vazgeçtim, şimdiki halin bile felaket. Sen daha kaç yaşındasın? Bu halinle nasıl bikini giymeyi düşünüyorsun? Derhal bir diyetisyeni arayıp randevu alıyor ve diyete başlıyorsun." dedi. Kalkıp aynaya bakmaya gittim. Manzara hiç de hoş değildi gerçekten. İlk kez böyle gördüm kendimi. O anda iştahım kesildi. Pişmanlık duygusu mideme oturdu. Annemin sözünü dinlemeye karar verdim...

Ertesi gün hemen bir randevu aldım...

17 Şubat 2005, saat 18:30...

İçeri girince, randevu verilen diyetisyen Gonca Güzel'in beni beklediği söylendi. Odanın kapısının önünde incecik, güleryüzlü, incecik, kibar, incecik, genç bir bayan duruyordu. Güven veren bir ses tonu ve insanı rahatlatan bir tarzı vardı. Masasının karşısındaki koltuğa oturdum ve o andan itibaren kendimi ona teslim ettim.

17 Şubat 2005'te Gonca Güzel'in odasındaki fazla hassas ve doğrucu tartıya çıktığımda 76.1 kiloyu gördüm. Bir tartıdaki değere bir de Gonca Güzel'e baktım... İncecik, güleryüzlü, incecik, kibar, incecik... Ödevini yapmamış bir öğrencinin öğretmenine karşı duyduğu utancı ilk kez hissettim. Pervasızca yediğim yemeklere ve kendime kızdım... Hem de çok kızdım. Aslında boyumla kilom arasında büyük bir uçurum yoktu ama kilo bütün vücuduma eşit şekilde yayılmıştı ve beni oldukça iri gösteriyordu. Eski Doğu Alman gülleciler gibiydim!

Gonca Güzel, son derece sakin ve kendinden emin bir tavırla beni nasıl zayıflatacağını anlattı ve ilk hafta planımı verdi. Nabzımı çok iyi yakalamış ve ona göre bir şerbet (beslenme planı) vermişti. İlk haftanın hedefini de ekleyip beni uğurladı. İlk kez bu kadar kararlıydım... Hedefi tutturacaktım.

Motivasyonumu kaybetmemek için kapıdan çıktığım anda rejim planımı uygulamaya koydum. Hemen gidip bir dijital tartı aldım, her sabah aç karnına tartılmak için. Her gün tartıda gördüğüm değeri takvimime işaretlemeye başladım. Hatta her öğün ne yediysem bir deftere kaydettim. Beslenme planımda olan olmayan her şeyi... Atlamadan... Saklamadan... 1. haftanın sonunda 3.2 kilo vermiştim. İşte asıl motivasyon buydu...

Sonraki her hafta Gonca (artık resmiyet yok!) hedef belirledi. Ben de hırs yapıp hedefi tutturmak için her beslenme planına harfiyen uydum. Bazı haftalar 1, bazılarında 2 kilo verdim... Bu istikrarım karşısında zaman zaman bir dilim chessecake ya da 6 adet suşi ile ödüllendirildim. Her geçen hafta vücudumdaki değişikliği rahatlıkla gözlemleyebiliyorduk. Sevgili eşim değişimimi keyifle izliyordu. Gonca ile tanışmamı mecbur tutan (çok şükür!) annem ve babam da...

Şirketteki arkadaşlarım ilk başlarda "bakalım bu sefer kaç günde pes edeceksin?" demiş ve kararlılığıma inanmamışlardı. Hatta aklımı çelmek ve dayanıklılığımı test etmek için arabamın koltuğuna ya da masamın üzerine pizza menüleri bırakanlar bile olmuştu. Ama her geçen gün nasıl eridiğimi gördükçe beni desteklemeye ve zaman zaman önümde görmeye alışık olmadıkları bir şeyi yemek üzereyken engel olmaya başladılar...

Zaman geçtikçe bedenimin küçüldüğünü hissediyordum. Kendimi ödüllendirmek adına sık sık alışverişe çıkıyor, daracık pantolanlar ve t-shirtler alıyordum. Ama daracık dediğim o şeyler de bi zaman sonra bol gelmeye başlıyordu. Düğmesi iliklenmiş bir pantolonun üzerimden düşüşünü seyretmek paha biçilmez bir zevkti.

17 Kasım'da yani 9 ay sonra hedefi gerçekten tutturmuş ve 57.5 kiloyu görmüştük. Tamı tamına 18.6 kilo vermiştim. Beni uzun süre görmeyenler tanıyamaz olmuşlardı. Başarmıştım... Başarmıştık... Artık bu noktadan geriye dönmemek için koruma programına sıra gelmişti.

17 Şubat 2006'ya geldiğimizde, Kasım ayında tutturduğumuz hedefi korumak adına çalışmalarımız da olumlu sonuç vermişti. Gonca sayesinde sadece kilo vermemiş, beslenme alışkanlığımı da tamamen değiştirmiştim. Eskisi gibi bol kalorili yiyecekler yerine sağlıklı, vitamin ve mineral deposu gıdaları tüketmeyi sever hale gelmiştim. Beslenme şeklimin vücudumdaki yansıması da periyodik olarak yaptırdığım testlerle izlenmişti ve sonuç müthişti. Başlangıçtaki demir, magnezyum, çinko gibi değerler minimumların da altındayken, ideal seviyelere ulaşmıştı.

Bu noktadan sonra eşimle birlikte hamilelik dönemimde de Gonca'nın desteğini almaya karar verdik.

Jinekoluğum bu miktarda kilo kaybının vücudumdaki etkisini görmek için hamilelik öncesinde bir dizi testten geçmemin faydalı olacağını söyledi. Çok kapsamlı bir test yaptırdım. Sonuçları "hamilelik öncesinde sanki 1 yıllık detoks uygulamış gibisin. Bütün değerler ideal noktalarda. Hamileliğin için çok müthiş bir altyapı hazırlamışsın, tebrikler." şeklinde yorumladı.

Şimdi 5 haftalık hamileyim ve yarın Gonca'yla yine randevum var...

Öyle görünüyor ki, hamilelik sonrasında da kendim ve bebeğim için Gonca'yla görüşmeye devam edeceğim.

Seni tanıyan şanslı kişilerden biriyim...

Teşekkürler Goncacım...

Rumuz : PİRİNÇ



I.A.
Ünzile Saraç
Vilma Kırdemir
Mustafa Kuzal
Güven Taner
A. Saim Ölçen
Semra Yılmaz
İlyas Marküs
ana sayfa ~ gonca güzel kimdir? ~ gonca güzel'e sorun ~ site haritası
2006 © Tüm hakları saklıdır. Gonca Güzel Beslenme ve Diyet Merkezi
t: 0 (212) 231 38 78 - f: 0 (212) 231 38 77 - e: gonca@goncaguzel.com
Teknolojik altyapı ve tasarım